Trump’ın istihdam verilerinden sorumlu ismi görevden alması, verilere güveni ve ekonomik istikrarı tartışmaya açtı
Investing.com – ABD Başkanı Donald Trump, Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) Başkanı Erika McEntarfer’in görevine son verdiğini duyurdu. Gerekçe olarak, yayımlanan istihdam verilerinin “sahte” olduğu yönündeki değerlendirmelerini öne sürdü. Trump, yeni bir BLS başkanının “üç-dört gün içinde” açıklanacağını belirtirken, bu göreve “daha yetkin ve nitelikli” bir kişinin getirileceğini ifade etti. Yeni başkanın göreve başlaması için Senato onayı gerekecek.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada McEntarfer’in görevden alınmasını eski Başkan Joe Biden’ın yaptığı “siyasi bir atamayı” ortadan kaldırmak olarak tanımladı. “Doğru istihdam rakamlarına ihtiyacımız var. Böyle önemli rakamlar adil ve doğru olmalı, siyasi amaçlar için manipüle edilemez.” ifadeleriyle kararı savundu. ABD Başkanının bu adımı, veri toplama süreçlerine doğrudan müdahale olarak değerlendirilirken, ekonomik verilerin tarafsızlığı üzerine tartışmaları da beraberinde getirdi.
Revizyonlar ve beklenmeyen zayıf veriler endişeleri artırdı
Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından yayımlanan son rapor, ABD iş gücü piyasasında Temmuz ayında tarım dışı istihdamın sadece 73.000 kişi arttığını gösterdi. Haziran verisi ise önceki duyurudan belirgin şekilde daha düşük olan 14.000 seviyesine revize edildi. Bu revizyonların ardından yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (Fed) ekonominin gidişatını doğru tahlil etme yeterliliğini sorgulamaya başladı.
Geçtiğimiz ayda beklenmedik ölçüde zayıf gelen iş gücü verileri ve geriye dönük aşağı yönlü revizyonlar piyasaları sarstı. Bu gelişmeler, Fed’in son dönemdeki para politikası adımlarının, özellikle faiz oranlarını sabit tutma kararlarının, eksik veri temelinde alınmış olabileceği endişesini doğurdu. CME Group’un verilerine göre, Eylül ayında 25 baz puanlık faiz indirimi ihtimali, Trump’ın açıklamalarından hemen önce %38 iken, açıklamanın ardından %81 seviyesine sıçradı.
Ekonomistler ve piyasa uzmanları uyarıyor: Güven erozyonu yaşanabilir
Ulusal Ekonomik Konsey Direktörü Kevin Hassett, Trump’ın “kendi insanlarını” BLS’ye yerleştirmek istediğini söyledi. Hassett, revizyonları “verilerin kurcalandığına dair kanıt” olarak nitelendirdi ancak iddialarını destekleyecek herhangi bir somut delil sunmadı. Fox News’a verdiği demeçte “Veri propaganda aracı olamaz” ifadeleriyle verilerin tarafsız olması gerektiğini vurguladı.
FolioBeyond’un baş stratejisti Dean Smith ise Trump’ın kararını “haberciyi vurmak” olarak tanımlayarak, bir BLS başkanını görevden almanın veri toplama ve raporlama kalitesini iyileştirmeyeceğini, aksine mevcut ve gelecek verilerin güvenilirliğini azaltacağını belirtti. Simplify Asset Management’tan Michael Green de benzer görüşteydi: “ABD hükümetinin istihdam verisi üretiminde uygun olmayan bir modeli olduğu acı verici derecede açık. Güvenilir veriler yoksa, kötü politika üretirsiniz.” dedi.
JPMorgan: “Verilere siyasi müdahale finansal istikrarı zedeleyebilir”
JPMorgan’ın Kuzey Amerika Ekonomik Araştırma ekibi, Trump’ın BLS’ye yönelik müdahalesi üzerine yayımladığı bir notta, ekonomik verilerin siyasallaşmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. “BLS’den Endişe Verici Haberler” başlıklı değerlendirmede, bu müdahalenin yalnızca Fed’in karar alma yetisini değil, genel olarak para politikasının bütünlüğünü ve finansal istikrarı da tehdit edebileceği ifade edildi.
Banka ayrıca, federal veri kaynaklarının alternatifi olarak özel sektör verilerine yönelme eğiliminin riskli olduğunu belirtti. Son yıllarda öne çıkan büyük veri setlerinin, genellikle resmi verilerle kalibre edilen ve ülke genelinde temsiliyet taşıyamayan göstergeler olduğuna dikkat çekti. JPMorgan (JPM), güvenilir resmi istatistiklerin bozulmasının makroekonomik analizlerin doğruluğunu tehlikeye atacağını vurguladı.







